ya

22.11.2006

iii


Kolayını bulmuşlar
Kolayını bulmuşlar.
"Atatürkçüyüm" dediniz mi yelkenler fora...
"Kemalistim" diye ortaya çıktınız mı, sekiz kollu ahtapot gibi üzerinize, şahrem şahrem çullanırlar.
Bu "kin şehveti" ile yüklü saldırılarda, ne ananız kalır, ne avradınız!
Kemalizmi "gericilik" olarak tanımlarlar, "Atatürkçü"lükten kapı açtınız mı, kuyruklarını iki bacakları arasına sıkıştırıp tüyerler.
***
Son günlerin olay adamı, "Yaptığım konuşma bir akademik analizden ibarettir. Atatürk'ün, İnönü'nün veya başka birinin adı hiç geçmemiş, mesele kişiler seviyesinde ele alınmamıştır" diyor ve ardından
"Kemalizm'in medenileştirici bir süreç olmayacağını işaret ettim" diyor.
Efeleniyor, bir de ders vermeye kalkıyor.
Bu adama sormalı:
"Efendi, şurada Kemalizm yerine Atatürkçülük diyebilir misin? Atatürkçülüğün medenileştirecek bir süreç olmadığını iddia edebilir misin?"
Sıkı mı?...
hayattan
Torbalı'da bir hakim vardı

Ve, bu hakimin kararları 2001 yılında birçok kez Yeni Asır'ın manşetlerini süslemişti.
Adı Beyazıt Boran'dı bu hakimin...
Torbalı hakimi Boran, o yıllarda hatalı sollayarak dört kişilik bir ailenin yok olmasına neden olan bir otobüs şoförünü, Türkiye'de ilk kez 10 yıl ağır hapis cezası ile 300 milyon lira para cezasına çarptırmıştı.
O günler için büyük bir olaydı bu...
Hakim Boran, böylece Türk Ceza Kanunu'nun kendisine verdiği takdir hakkını kullanarak, ölümlü trafik kazası sanıkları için belki de çok caydırıcı olacak bir yolun kapısını aralamıştı.
***
Aynı hakimin, Anayasa Mahkemesi'ne açtığı davayla başlattığı mücadele sonucunda "zina kadınlar için de suç olmaktan çıkmış" Türk Ceza Kanunu'nun 440'ıncı maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti.
Buna göre, Resmi Gazete'de yayınlanan gerekçeli iptal kararı sonucunda devam eden davalar da düşecek ve sanıklar beraat edecekti.
***
O yıllarda Yeni Asır'ın "Bizim Hakim" olarak takdim ettiği yargıç Beyazıt Boran, daha sonra Torbalı'nın "Fahri Hemşehrisi" ilan edildi.
"Bizim Hakim" şimdi emekli.
Ankara'ya yerleşti.
Bundan sonraki görevi de avukatlık.

aylin uyarıyor
Bir kredi kartı oyunu

Normalde bir mağazada ödemememizi kredi kartımızla yaptığımızda, kasadaki eleman kartı önce "pos makinası"ndan daha sonra da mağazanın kasası üzerindeki başka bir manyetik okuyucudan geçirir.
Ondan sonra kasa fişi yazılmaya başlar.
Yani pos makinası gibi kredi kartınızı başka bir okuyucudan da kaydırır ve böylece
kartınızda gizli kalması gereken tüm bilgiler
o firmanın bilgisayar sistemine geçer.
* * *
Şu ana kadar hiç birimiz bunun yasadışı olduğunu bilmiyorduk.
Ancak, bugün izlediğim haberde Ankara'da bir süpermarketin bilgisayar sistemlerine bir hacker tarafından yapılan saldırı sonucunda kendilerine kopyaladıkları tüm kredi kartı bilgileri çalınmış ve bankalar bunu fark edene kadar bazı kredi kartlarından yasadışı işlemler yapılarak insanlar ve bankalar mağdur edilmiş.
Kredi kartınızdaki bilgiler size aittir.
Hiç bir firmanın bu kart bilgilerini kendisine kopyalamaya hakkı yoktur.
Böyle bir hareketi gördüğünüz anda, kasiyeri uyarabilirsiniz.
Israr ederse, derhal müdürleriyle görüşmek istediğinizi söyleyiniz ve sonuna kadar itiraz ediniz.
Kredi kartınızı gözünüzün önünden ayırmayınız.
Benden söylemesi...
küpe
Kader, korkunç bir düşmandır
Euripides

günün fıkrası
Temel ile güneş

Rus kozmonotu Gagarin'in aya ayak basmasından sonra Temel: "O da pişey midur, piz yakunda cüneşe cideceğuz" der. Sohbete katılanlardan biri yanıtlar: "Oraya gidemezsiniz işte! Çünkü orası çok sıcaktır."
Temel,hiç lafın altında kalır mı?
"Piz de cündüz gidemeyeceğuz ya,akşam serunluğunda cideceğuz..."